İşçi, her hangi bir işletmede, belirli aralıklarla (gün,
hafta, ay) çalışarak belirli miktarda aldığı para ücretidir. Bu ücret, belirli
bir işin yapılmasının ya da belirli bir süre çalışmanın karşılığı olarak
görünür.
Varsayalım ki işgünü 8 saattir ve bu çalışma süresinin
karşılığı 100 liradır. Bu durumda işçi, 8 saat çalışır ve çalışmasının sonunda
100 lirayı ücret olarak alır. Bu ilişkide ücret, işçinin 8 saatlik çalışmasının
yani emeğinin karşılığı olarak görünür. Dahası, işçi 8 saatlik çalışmasının
karşılığını eksiksiz olarak almış gibi bir görüngü ortaya çıkar. Öte yandan emek,
adeta bir meta gibi görünür; ücret de, bu metanın karşılığıymış izlenimi
yaratır. Görünürde olan bu ilişkide, artı emeğin bir biçimi olan artı değer,
yani işçinin ödenmeyen emeği görünmez. Böylece ödenen emek ile ödenmeyen emek arasındaki
ayrım ortadan kalkar. Öyle ki, ödenmeyen emek de ödenmiş gibi görünür.
Bu görünüm, hem işçide hem de kapitalistte; emeğin
karşılığının ödendiği kanısını uyandırır. Oysa bu, gerçekliği çarpıtan onu
tersyüz eden bir yanılsamadır. Üstelik bu yanılsama, yalnızca bireysel algıyla
sınırlı kalmaz. İşçi örgütlenmelerine de sirayet eder. Böylece ücretlilik
sistemi ortadan kaldırılmadan; emeğin karşılığının tam olarak alınabileceği
düşüncesini besler.
Bu görüngüyü yaratan nedenlere bakalım.
İlk olarak, ücretin 8 saatlik çalışmanın ya da emeğin
karşılığıymış gibi görünmesinden kaynaklanır. Varsayımımızda işçi, 8 saat çalışıyor
ve karşılığında 100 lira ücret alıyor. Bu durumda 100 lira, emeğin değeri ya da
fiyatıymış gibi görünür. İkinci olarak, işçi ücretini çalıştıktan sonra aldığı
için, bütün ödeme bütün çalışmanın karşılığıymış gibi algılanır. Yani ücret, emeğin
yalnızca bir bölümünün değil, tamamının karşılığı olarak görünür. Üçüncü olarak
da, diğer metalardan farklı olarak; emeğin değer üretme özelliği, gündelik
bilinç tarafından doğrudan kavranamaz. Bu durum da yanılsamayı pekiştirir.
Bütün bunlar, gerçeğin tersyüz olmuş bir görüngüsünü üreten
nedenlerdir. Sanki işçinin emek gücü değil de doğrudan emekmiş; Ücret de,
emeğin değeri ya da değerin para ifadesi olan fiyatıymış gibi görüngü.. Bu
görüngü yanılsama üretir. Bu yanılsama, “emeğin değeri” düşüncesinden, “emek gücünün değeri” kavrayışına
sıçradığında çözülmeye başlar. Aynı zamanda, artı ürünün işçiden çekilip alınma
biçimi olan artı değerin açıklanmasıyla, gerçeklik görünür hale gelir. Gerçek
olan görünür olur.
Gerçek olan şudur ki; işçinin sattığı meta emek değil, emek
gücüdür. Satılan ya da satın alınan da emek değil, emek gücü metasıdır. İşçi,
emek gücünü bir gün, bir hafta ya da bir ay gibi belirli bir süreliğine
kapitaliste satar. Emek gücü karşılığı olarak kapitalistle sözleşilen para,
emek gücü metasının fiyatıdır. Dolayısıyla ücret, emek gücünün fiyatının para
biçiminde ifadesidir. İşçinin kapitalistten aldığı para, onun ücretini
oluşturur.
Şimdi var sayımımıza geri dönelim.
İşgünü 8 saattir. İşçi emek gücünü 8 saatliğine kapitaliste
100 lira ücret karşılığında satar. Çalışma süresinin sonunda işçi bu ücreti
alır. Bu 100 lira, emek gücü metasının fiyatı olarak işçinin ücretidir. İşçi,
aldığı bu ücretle, emek gücünü yeniden üretebilmek için gerekli geçim araçları satın
alır. Başka bir deyişle, yaşamını sürdürebilmek ve ertesi gün tekrar
çalışabilir durumda olabilmek için, zorunlu ihtiyaçlarını karşılar. Böylece
emek gücü, 100 lirayla satın alınabilen geçim araçlarıyla değişime girmiş olur.
Bu değişim süreciyle, emek gücü yeniden üretilir.
Burada değişimin eş değerler arasında gerçekleştiğini, yani
aynı miktarda değer taşıyan metaların birbirleriyle değişildiğini hatırlayalım.
Bu durumda 100 lira, emek gücünün diğer metalarla değişim ilişkisini ve
dolayısıyla, değerini ifade eder. İşçinin aldığı para, emek gücü değerinin para
olarak ifadesi, yani fiyatıdır. Başka bir deyişle ücret, emek gücü fiyatının
bir biçiminden ibarettir. Öyleyse işçinin ücreti, emek gücünün değerini ifade
eden fiyatı ve fiyatın bir biçimi olan bir miktar paradır. Bu nedenle ücret,
eşdeğerler arasında değişim aracılığıyla, emek gücünün toplumsal varlığını
üreten bir biçimdir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder