“Neoliberalizm”, “küreselleşme”, “Yeni Dünya Düzeni” gibi kavramlar,
birçok olguyu açıklama iddiasını taşımakla birlikte; aynı zamanda emperyalizmin aşıldığını ima
eden kavramlardır. Benzer biçimde “Yeniden Marx”, “Yeniden Marksizm”, “Marx geri döndü” gibi söylemler de farklı bir açıdan, emperyalizmin artık aşıldığını
ima ediyor. Michael Hardt ve Antonio Negri ise açıkça emperyalizm yerine, “imparatorluk” kavramını ikame ederek, “Küreselleşme emperyalizmin sonudur” yaklaşımıyla bu aşılmayı temellendirmeye çalışırlar.
Emperyalizmin, yalnızca bir kavram olarak değil ama, pratikte de aşıldığı ileri sürülmüş ya da böyle düşünülmesi sağlanmak istenmiştir. Dünya’nın yaşadığı tüm sorunların sorumluluğu emperyalizme yüklenerek; kapitalizm aklanmak ve meşrulaştırılmak istenmiştir. Bugün emperyalizmi günah keçisine dönüştürüp, tarihin çöplüğüne atılması gerektiğini savunanlar; bilincinde olsun ya da olmasınlar, kapitalizmi tarihler üstü bir sistem olarak sunmaktadırlar. Bunun anlamı çok açık: Kapitalizm tüm arızlarına karşın tarihsellikten uzak, geçici olmayan ve ölümsüzlüğe yazgılı bir sistemdir. Her zaman da var olacaktır.
