Bunun
için de, her yola başvurulur: İşçiye düşük ücret dayatılır, işgünü uzatılır,
aynı zaman diliminde daha yoğun emek harcanması sağlanır. Üretim süreci, çok
sıkı kontrol ve denetim altına alınır. İşçinin yemek ve mola zamanlarına kadar
müdahale edilir. İşçinin insani ihtiyaçlarına da uzanan bu kontrol ve denetim,
eninde sonunda gelir bir sınıra dayanır. Bu noktadan sonra kapitalist için
geriye, emek üretkenliğini artıran daha gelişkin bir yönteme yönelmek
kalır.
Emek
üretkenliğini artırmanın en gelişkin yolu, üretim sürecine daha yetkin üretim
araçlarının sokulmasıdır. Her kapitalist, bu doğrultuda hareket eder. Çünkü
daha fazla kâr için rekabet, her bireysel kapitalisti üretimini genişletmeye ve
daha gelişmiş üretim araçları kullanmaya zorlar. Böylece emek üretken hale
gelir. İşçi, daha yetkin gelişmiş üretim araçlarıyla; aynı birim zamanda daha
fazla meta üretir. Bu durum, bireysel kapitaliste pazarda; diğer
kapitalistlerden daha fazla avantaj sağlar. Daha az işçiyle, daha düşük
maliyetle; rakipleri karşısında daha avantajlı duruma gelir. Sonuç olarak, artı
kâra ulaşması kolaylaşır.
