Kapitalist
toplumda kadın, emeğini iki farklı biçimde ortaya koyar. İlkinde aile
içerisinde, ev içi faaliyetler yoluyla ailenin yeniden üretimini sağlar. Bu
emek ücretli değildir; doğrudan değişim değeri ve artı değer üretmez. Ama
çalışan işçinin, tüketilen emek gününün ve aile yaşamının yeniden üretilmesine
dolaylı olarak katkıda bulunur. İkincisinde ise kadın, emek gücünü bir ücret
karşılığında satarak; üretim sürecine katılır. Bu süreçte de, diğer işçiler
gibi hem değer, hem de sermayenin değerlenmesini sağlayan artı değer üretir.
Bu
iki emek biçimi de, sermayenin yeniden üretiminden bağımsız değildir.
Kadın,
aile içerisinde doğrudan değer üretmese de; ailenin yeniden üretimini sağladığı
için; sermayenin yeniden üretimine dolaylı olarak katkıda bulunur. Zira ailenin
yeniden üretimi, aynı zamanda sermaye için çocuk yetiştirilmesidir, yani
sermaye için yeni emek gücünün üretilmesidir. Ayrıca bu süreç, çalışan işçinin
tüketilmiş emek gücünün yeniden üretimini sağlayarak; işçiyi, tekrar üretim
sürecine girmeye hazır hale getirmiştir.
