Sınıflı toplum olan kapitalist
toplumda eğitim, kapitalist sınıfın işçi sınıfı üzerinde egemenliğini
sürdürebilmesinin ve kapitalist sistemin yeniden üretilmesinin bir aracı olarak
ortaya çıkmaktadır. Kapitalist sınıfın egemenliğini tesis etmede ve sistemi
yeniden üretmede eğitimin rolü iki yönlüdür. Bunlardan ilki, egemen ideoloji
olan kapitalist sınıfın ideolojisini, eğitim aracılığıyla çocuklara ve genç
kuşaklara enjekte etmektir. Bir diğeri ise eğitim aracılığıyla sermayenin
ihtiyacı olan eğitilmiş nitelikli emek gücünü üretmek ve sermayenin hizmetine
sunmaktır. Bu iki yönün birlikte ürettiği sonuç, kapitalist sistemin
değişmezliğine inanan, sistemi kabullenmiş, çalışkan, sadık ve sermayenin
ihtiyacı olan nitelikli emeğe sahip olan bireylerdir.
Kapitalist sınıf,
eğitime devlet aracılığıyla müdahale eder. Devlet iradesiyle ve devletin ortaya
koyduğu eğitim politikalarıyla eğitim sürecinin kontrolü, denetimi ve eğitim
süreçlerinin yönlendirmesi yapılır. Bu yönlendirmede, siyasal iktidarlar işin
öznesidir.
