MESEM'ler üzerine söylenecek ne
kaldı ki? Çocuk işçiliği, iş cinayetleri, emek sömürüsü, düşük ücretler,
eğitimin piyasalaştırılması, ucuz emek gücü politikaları… Bu ve benzer olgular
çokça dile getirildi. Raporlar hazırlandı, haberler yapıldı, akademik çalışmalar
yayımlandı. Sendikalar ve sivil toplum kuruluşları da, en azından belirli
ölçüde tepkilerini ortaya koydu. Buna rağmen MESEM'lerden geri adım atılmadı,
atılmıyor. Neden geri adım atılsın ki?... Zira siyasal iktidar açısından, geri
adım atmayı gerektirecek bir durum yoktur. Sorun varsa da, MESEM'lerin
yapısında değil; uygulama sürecindeki eksikliklerde, işyerlerindeki ihmallerde
ve denetim açıklarındadır. Bu yaklaşım, MESEM’in yapısal bir sorununu, uygulama
eksikliklerine indirgemekte ve yapının kendisini tartışma dışı bırakmaktadır.
