12 Nisan 2026 Pazar

Kuralsız Sermaye, Emek Yağması

İnsana özgü olan emek süreci, insanın toplumu ve kendisini yeniden ürettiği bir süreçtir. Emek süreci, özünde yaratıcı bir süreçtir. İnsan bu süreçte beceri ve yeteneklerini, kendi ürettiği üründe somutlar. Bu yolla kişiliğini nesneleştirerek; kendisini gerçekleştirir. Bu nedenle emek harcamak, üretmek; özünde insana haz veren, onu doyuma ulaştıran yaratıcı bir faaliyettir.

Ne var ki sınıflı toplumlarla birlikte emek süreci, yaratıcı özünden koparak; emek sömürüsünün konusu haline gelmiştir. Böylece insana haz veren emek süreci, acı veren bir süreç haline dönüşmüştür. Kapitalist üretim biçimi ise bu dönüşümü daha da derinleştirerek genişletmiştir. İnsanın üretebilme potansiyeli olan emek gücünü metalaştırarak; insanı kendi emeğine yabancılaştırmış, emek sürecini insana acı veren bir zulüm süreci haline dönüştürmüştür.

Bu süreçte insanın toplumu ve kendisini yeniden ürettiği emek, sermayenin kontrol ve denetiminde acımasızca sömürülmektedir. Emeğin sömürüsü üzerinden büyüyen sermaye, sermayeler arası rekabetçi ortamda; daha düşük maliyet ve daha fazla kâra ulaşabilmek için kuralsızlaşmakta hiçbir sakınca görmemektedir. Emek üzerindeki egemenliğini giderek artırırken, emek gücünü hoyratça tüketmekte; kural tanımaksızın emek yağmasına yol açmaktadır.

24 Mart 2026 Salı

İşgünü Mücadelesinin Simgesi: 1 Mayıs

1 Mayıs, işçi sınıfının sermayenin dizginsiz sömürüsüne karşı; normal işgünü mücadelesinin tarihsel bir simgesidir. İşçilerin, insanca çalışma ve yaşama talebi etrafında birleşerek, sermayeye karşı bir sınıf olarak duruşunu ifade eder.

Sermayenin dizginsiz sömürüsü, kapitalist üretim biçiminin zorunlu bir sonucudur. Zira kapitalist toplumda üretim, sermayenin kendini büyütme ihtiyacı doğrultusunda, sermayeler arası rekabet temelinde yürür. Bu rekabet, artı değeri elde etme ve artırma rekabetidir. Bu rekabet süreci, sermaye için adeta bir varlık-yokluk sorunudur. Rekabet sürecinde yeterli artı değeri elde edemeyen, kendini yeniden üretemeyen sermaye; yok olma sorunuyla karşı karşıya kalır. Zira sermayenin varlığı ve sürekliliği; artı değer için doğrudan emek sömürüsüne ve sömürüyü artırabilme gücüne bağlıdır. Marx’ın ifadesiyle, “sermaye ölü emektir ve ancak vampir gibi canlı emeği emmekle yaşayabilir ve ne kadar çok emek emerse, o kadar çok yaşar.”(1)

2 Ocak 2026 Cuma

Çocuk İşçiliği, Kapitalistin Maliyetinden Tasarruf

Çocuk işçiliği, kapitalistin üretim maliyetinden tasarruftur. Maliyetten tasarruf kapitaliste, artı değerin bir biçimi olan kâra giden yolda rekabet gücü kazandırır. Bu durum, kapitalist üretim biçiminde; çocuk işçiliğine alan açıyor. Sermaye için çocuk emeğini vazgeçilmez kılıyor.

Kapitalist üretim biçiminde maliyet, kapitalistin üretim için yatırdığı sermaye harcamalarıdır. Bu harcamalar, üretimin koşullarına, üretim araçlarına ve emek gücüne para biçiminde yatırılan harcamalardır. Kapitalist bu üretim harcamalarından tasarrufa yöneldiğinde, üretim maliyetinden tasarruf etmiş olur. Üretim maliyetinden tasarruf kapitalistlere, üretim alanındaki rakipleri karşısında rekabet gücü sağlar.

Kapitalist üretim biçimi, maliyeti düşürme olanağını; üretimin makineleşmesinde bulur. Makineleşme, bir yandan emek üretkenliğini artırarak maliyeti düşürürken; diğer yandan da, işçilerin üretim sürecindeki bileşimini değiştirerek; emek gücü üzerinden maliyeti düşürme olanağı yaratır. Emek gücü üzerinden maliyeti düşürme olanağı, üretim sürecine koşulan emeğin niteliğinde ve genişliğinde değişim yaratılmasıyla ortaya çıkar.