Özel mülkiyetin savunucuları, kapitalist sistemden beslenenlerdir. Bu nedenle onlar, özel mülkiyetin ezeli ve ebedi olduğunu ilan ederler. İnsanlığın ilk anından beri özel mülkiyetin varlığından söz ederek; özel mülkiyeti, insanın doğasına atfederler. Amaçları açıktır ki, özel mülkiyeti kutsayarak, sömürüyü olağanlaştırmak, aklamak ve sömürü düzeninin değişmezliğini ortaya koymaktır. Oysa tarihsel akış başka bir şey söyler. Özel mülkiyet ne ezeli ne de ebedidir.
İnsanlığın erken dönemlerinde, üretim araçlarının gelişmemiş
oluşu ve emek üretkenliğinin düşüklüğü, toplumsal mülkiyeti zorunlu kılıyordu.
İnsanlığın geleceği ise daha ileri düzeyde bir toplumsal mülkiyete işaret
ediyor. Çünkü üretim araçlarının alabildiğine gelişmesi ve emek üretkenliğinin
devasa artışı, daha ileri düzeyde bir toplumsal mülkiyetin maddi zeminini
yaratmaktadır.
.jpg)