İşçi için, zorunlu
ihtiyaçları karşılamanın ve yaşamını sürdürebilmenin tek kaynağı ücrettir. İşçinin
günlük, haftalık ya da aylık aldığı ücret; yalnızca kendisinin değil, ailesinin
de zorunlu ihtiyaçlarını karşılar. Başka bir deyişle ücret, işçinin ve ailesinin geçimini
sağlar.
İşçi
için, zorunlu ihtiyaçları karşılamanın ve yaşamını sürdürebilmenin tek kaynağı
ücrettir. İşçinin günlük, haftalık ya da aylık aldığı ücret; yalnızca
kendisinin değil, ailesinin de zorunlu ihtiyaçlarını karşılar. Başka bir
deyişle ücret, işçinin ve ailesinin geçimini sağlar.
Ücret, özünde işçinin
ve ailesinin, fiziksel ve sosyal varlığını sürdürebilmesi için; belli bir zaman
aralığında tüketmesi gereken metaların değerlerinin toplamıdır. Ne var ki
işçinin aldığı ücret, çoğu zaman bu değerden sapar. Kimi durumlarda, geçim
araçlarının değerinin altına düştüğü gibi kimi durumlarda da, değerinin üzerine
çıkar. Ücretin, değerin altına inmesi işçinin geçim sıkıntısını artırırken; üzerine
çıkması ise, yaşam düzeyini görece iyileştirir. Ücretteki bu aşağı ve yukarı
doğru hareket, işçileri sürekli olarak; ücret mücadelesi içerisinde tutar.
Çünkü ücret düzeyini belirleyen ana neden, işçilerin örgütlü ve bir sınıf
olarak verdiği ücret mücadelesidir. Bu mücadele, Toplu İş Sözleşmesi (TİS)
dönemleri ve asgari ücret belirleme süreçlerinde daha görünür olur.
