10 Mart 2025 Pazartesi

İş Güvenliği Önleminden Tasarruf, “Sistematik Soygun”

Kapitalist üretme biçimi, sermayenin emek üzerindeki egemenliğine dayalı sömürü ilişkisidir. Bu ilişkide hem kapitalist hem de işçi, üretime kendi çıkarlarının dayattığı zorunlulukla katılırlar. İşçinin üretime katılmaktaki amacı, yaşamını koruyup sürdüreceği bir ücrete ulaşmakken; kapitalistin amacı, kendi kapitalist varlığını korumak ve sermayesinin devamlılığını sağlamaktır. Bu ilişkide işçi, kapitalistin sermayesinin korunup geliştirilmesine ilgisizken; kapitalistte, işçinin yaşamını koruyup sürdürmesine karşı ilgisizdir. İşçinin üretimdeki muradı ücret, kapitalistin ise sermayesinin devamlılığını sağlayacak olan kârdır.

Sermayenin devamlılığının sağlanması büyümesine, büyüyebilmesi de kâra ulaşmasına bağlıdır. Aksi durum, sermayenin hareketsiz kalmasıdır. Hareketsiz kalmasıysa, sermayenin ölümüdür. O halde kâra ulaşmak, sermaye için yaşamsal öneme sahiptir. Kapitalist, bu gerçekliğin bilincinde olsun ya da olmasın; sermayenin büyüme ihtiyacı olan kâra ulaşmayı kendi yaşamının amacı sayar. Çünkü sermayenin varlığı, kapitalistin varlığıdır ve kapitalist olarak o, sermayenin bir görünümüdür. Marx’ın kapitalde belirttiği gibi “kapitalist olarak o, ancak kişileşmiş sermayedir. Onun ruhu sermayenin ruhudur.” [1] Onun hareketine yön veren şey, sermayenin isteğidir; onun aklı, sermayenin aklıdır. Bu akılda, sermayeyi besleyip büyüten kâr vardır. Sadece kâr da değil, daha çok kâr vardır.