Ücretlilik sistemi üzerine kurulu olan kapitalist toplumda,
işçinin ücretiyle kapitalistin kârı birbirine karşıttır. Yalnızca karşıt değil,
aynı zamanda birbirlerine sıkı sıkıya bağımlıdır da. Ücret olmadan kâr, kâr
olmadan da ücret var olmaz.
Üretim sürecinde görülen bu ücret ile kâr karşıtlığı, sınıfsal
alanda, kapitalist sınıf ile işçi sınıfı arasındaki uzlaşmaz karşıtlık olarak
somutlaşır. Sınıfsal alanda, bu karşıtlığın temel kaynağı, ücretle kâr arasındaki
karşıtlıktır. Ücretlerin yeniden belirlendiği toplu iş sözleşmesi görüşmeleri
sırasında bu karşıtlık açık şekilde görünür hale gelir. Kapitalist sınıfın
çıkarları ile işçi sınıfının çıkarları arasındaki karşıtlık iyice
belirginleşir. Taraflar karşılıklı olarak güçlerini sınayarak, süreci kendi
lehine çevirmeye çalışır. Böylece sınıf mücadelesi, somut ve en görünür haliyle
açığa çıkar.


