Ücret
gaspı, kapitalistin sözleşmeyi hiçe sayarak, işçiyi emek gücünün karşılığından
yoksun bırakmasının en açık ve doğrudan görünümüdür. İşçi, sözleşme gereği emek
gücünü belirli bir süreliğine, ücret karşılığında kapitaliste satar. Satıştan
sonra üretim alanında çalışarak, üretim süreci boyunca kapitalist için üretir.
Bu çalışmanın karşılığında, sözleşmeyle belirlenmiş olan ücret alma hakkı
doğar. Ne var ki kapitalist, sözleşme gereği ödemesi gereken ücreti zamanında
ödemez, eksik öder ya da hiç ödemez. Böylece ücret gaspı gerçekleşir.
Bu
durum, ilk bakışta yalnızca basit bir sözleşme ihlali olarak görünür. Ücret
gaspının sözleşmeye aykırı bir davranış olması, olgunun görünen ve hukuki yönünü oluşturur. Ancak bunun arkasında,
kapitalistin ücret gasp etmesine olanak tanıyan maddi bir temel bulunur. Bu maddi temel, işçi ile kapitalist
arasındaki emek gücünün alım satımına dayanan ilişkide bulunur.
